Category Archives: Genel

Küresel Girişimcilik Monitörü (GEM) projesi kapsamında, Türkiye’nin 2013 ve 2014 yılları Girişimcilik verileri hazırlandı. Buna göre Türkiye’deki genç girişimcilerin oranında 2013 yılına göre 2014 yılında %50 oranında artış olurken, Türkiye’deki yetişkin nüfusun girişimciliğe olan inancının %40’a çıktığı, %64’ünün ise kendi işini kurma konusunda cesaret sahibi olduğu görüldü.

2014 yılında dünyanın en kapsamlı girişimcilik projesi sayılan Küresel Girişimcilik Monitörü (GEM), Türkiye’de KOSGEB öncülüğünde,  Yeditepe Üniversitesi’nin akademik desteği ve TEB (Türk Ekonomi Bankası)’in katkılarıyla yürütülüyor.
Proje sayesinde 2013 yılında Türkiye’de İlk defa bölgesel bazda girişimcilik Endeksi Türkiye’nin girişimcilik karnesini çıkarıldı.
2014 yılı içinde aynı metot kullanılarak anketler yapıldı. GEM projesine katılan ülkeler arasında en fazla anket yapan ve 26 bölge düzeyinde araştırma yapan tek ülke Türkiye oldu.

Proje kapsamında yapılan anket ve araştırmalar sonucunda “2013 ve 2014 Verileriyle Türkiye’de ve Bölgelerde Girişimcilik” Raporu Yayınlandı.

 

Türkiye nüfusunun %35’i girişimci olmaya niyetli

• Endeks sonuçlarına göre Türkiye’de girişimcilik özelliklerine sahip potansiyel girişimci oranında son yıllarda önemli bir artış yaşanıyor. 2013’te Türkiye’de 18-64 yaş arasındaki yetişkin nüfusun %38,63’ü gelecek 6 ay içinde yeni bir işe başlamak için fırsat oluşacağına inanırken, 2014’te yetişkin nüfusun girişimciliğe olan inancının %39,8’e çıktığı görülüyor.

• Ülkemizin potansiyel girişimcilik oranı ise %35 ile her 100 kişiden biri potansiyel bir girişimci olarak faaliyete başlama niyetinde. Bu oran, 2006-2012 yılları arasında ortalama  %20 iken, 2013’te %31,64 olarak seyretmiş, 2014’te ise iyileşme devam ederek nüfusun %35’i seviyesine ulaşmış. Etkinlik Güdümlü Ekonomilerde bu rakam %25 iken; Türkiye ortalamanın üzerinde yer alarak 30 ülke arasında 6. sırada.

• Yetişkin nüfusun %64’ünün kendi işini kurma konusunda cesaret sahibi olduğu görülüyor. Nüfusun %56’sı bilgi ve beceri açısından kendisine yeteri kadar güveniyor ve %39’u yakın gelecekte çevresinde iyi fırsatlar görüyor. Sonuç olarak, yetişkin nüfusun %53’ü potansiyel olarak girişimci olma özelliklerine sahip.

 

Genç girişimcilerin oranı %50 arttı

• Türkiye’de 18-24 yaş aralığındaki genç girişimcilerin seviyesi 2013’te %15,52 iken, 2014’te %22,62’ye yükseldi. Yani gençlerin girişimcilik faaliyetlerine katılımında ciddi bir artış gözlemleniyor. Lisans ve lisans üstü eğitime sahip olan girişimcilerin oranı %52’den %34’e düşerken; girişimcilerin %48’inin lise ve lise öncesi eğitim düzeyinde olduğu görülüyor.

 

İhtiyaçlar, girişimciliği tetikliyor

• Endeks sonuçları Türkiye’de fırsatları değerlendirmek için girişimcilik faaliyetinde bulunan kişilerin yüzdesi 2013’te %60,8 iken 2014’te %34,7’ye düşerken; işsizlik veya ihtiyaçtan dolayı fırsatları değerlendirmek isteyen girişimcilerin oranı bir önceki yıla göre  %8,1’den 2014’te %42,5’e çıkarak yaklaşık beş kat artış gösterdi.

• Bununla birlikte, çalışmayan kişilerin mecburiyetten dolayı iş olanaklarını değerlendirip girişimcilik faaliyetine katılım oranı %6’dan %31,6’ya yükseliş gösterdi.

 

Erkek girişimciler, Türkiye potansiyelini yükseltiyor

• Endeks sonuçlarına göre, 2014 yılında erken dönem girişimcilikte erkek nüfusun oranı genel olarak ülke potansiyelini yükseltiyor. 2013 yılında erkek/kadın oranı 2,17 iken bu oran, 2014’te 3,49 olarak gerçekleşiyor. Erken Dönem Girişimciler’in 2013’te %31,51’i kadın iken, 2014’te bu oranın %22,24 olduğu görülüyor.

• Erken Dönem Girişimciler’in yanı sıra gelecekte girişimci olmak isteyen kişilerin de çoğunluğunu erkek nüfus oluşturuyor. Gelecekte girişimci olmak isteyen kişiler içinde kadınların oranı 2013’te %31,51 iken, 2014’te 22,44.

 

12 bölgede girişim faaliyetleri incelendi

• Önceki yıllara göre artan örneklem sayısı sayesinde, hem 12 bölge çapında hem 26 bölge detayında girişim faaliyetleri incelendi ve Türkiye genelinde farklı bölgelerde girişimcilik faaliyetlerini ilk defa bir önceki yıl ile karşılaştırma imkânı sağlandı.

•Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına (İBBS)-1’e göre 12 bölge, (İBBS)-2’ye göre 26 alt bölge detayında analiz edilerek 2014 yılı 2013 yılı ile karşılaştırıldı. Araştırmaya göre en iyimser olan bölgeler; Doğu Marmara, Güney Doğu Anadolu, Batı Marmara ve Orta Anadolu Bölgeleri. Bu bölgelerdeki Türkiye ortalaması ise %40’dır.

 

Diğer tüm sonuçları ve araştırma detaylarını içeren GEM 2014 “TÜRKİYE’DE VE BÖLGELER’DE GİRİŞİMCİLİK” rapora erişmek için tıklayınız!

 

Kaynak: KOSGEB

e- Tebligat sistemi ve uygulamaya ilişkin kapsam ve geçiş sürecine ilişkin açıklamalar 456 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile belirtilmiştir. Buna göre; kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefi olanlar e-tebligat sistemine ilişkin uygulama kapsamına girmiş bulunmaktadır. Kazançlarını “basit usül”e göre belirlenen ticaret erbabı ile yine gerçek usule göre kazancı tespit edilmeyen çiftçiler ise e-tebligat kapsamı dışında bırakılmışlardır. Bununla birlikte, kapsamda olmasalar dahi kendilerini e-tebligat yapılmasını isteyen mükellefler de başvurmaları halinde sisteme dahil olabilecektir. Tebligat elektronik ortamda gönderinin teslimini izleyen 5’inci gün sonu itibarıyla yapılmış sayılacaktır.

e- Tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 01.01.2016 tarihine kadar, örneği Tebliğ ekinde yer alan “Elektronik Tebligat Talep Bildirimi’ni1 (Şirketler ve Diğer Tüzel Kişiler İçin) kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir. Bu mükellefler, söz konusu bildirimi kanuni temsilcileri veya elektronik tebligat sistemi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla bizzat teslim edeceklerdir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus ise düzenlenecek vekaletnamede muhakkak surette “e-tebligat işlemlerini yapmaya” ifadesinin yer alması gerektiği hususudur.

Yine e-Tebligat sistemini kullanmak zorunda olan gelir vergisi mükelleflerinin, 01.01.2016 tarihine kadar, örneği Tebliğ ekinde yer alan “Elektronik Tebligat Talep Bildirimi’ni (Gerçek Kişiler İçin) internet vergi dairesinde elektronik ortamda doldurmaları ve elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlamaları gerekmektedir.

e- Tebligat uygulaması 01.01 2016 tarihinden itibaren başlayacak olup, sisteme daha önce başvuru yapanlar 01.10 2015 tarihinden itibaren e-tebligat yapılabilecektir.

2014 Yılı İndirimli Orana Tabi İşlemlerden Kaynaklanan KDV İade Talebinin En Geç Kasım 2015 KDV Beyannamesi ile Talep Edilmesi Gerekmektedir.

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmı, izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edilebilmektedir.

İade talebi en erken izleyen yılın Ocak dönemine ait olup Şubat ayı içinde, en geç Kasım dönemine ait olup Aralık ayı içinde verilecek KDV beyannameleri ile yapılabilmektedir.

Buna göre, 2014 yılı indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan KDV iade talebinin 2015 yılı Kasım ayına ait KDV beyannamesinin verileceği en son tarih olan 24 Aralık 2015 tarihine kadar talep edilmesi gerektiğini ve bu tarihe kadar iade talebinde bulunmayan mükelleflerin bu haklarını kaybedeceklerini hatırlatmak isteriz.

Bilindiği üzere 08/11/2015 tarih ve 29526 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile sigorta primine esas kazancın hesaplanmasına ilişkin bazı değişikliklere gidilmiştir.

İşveren Uygulama Tebliğinin değişmeden önceki halinde aylık yemek yardımı ve çocuk yardımı istisnaları hesaplanırken verilen örneklerde direkt hesaplama yöntemi uygulanmaktaydı.

Örneğin, aylık yemek yardımı istisnası hesaplanırken direkt olarak;

              Aylık İstisna Tutarı = Brüt Günlük Asgari Ücret x %6 x Yemek Parası Verilen Gün Sayısı formülü kullanılmaktaydı.

Ancak yeni düzenlemede endirekt yöntem benimsenmiş olup önce günlük istisna tutarı sonra da aylık istisna tutarı bulunması kuralı getirilmiştir. Buna göre yemek yardımına ilişkin yeni formül şu şekilde olmuştur;

            Günlük İstisna Tutarı = Brüt Günlük Asgari Ücret x %6

            Aylık İstisna Tutarı = Yemek Parası Verilen Gün Sayısı x Günlük İstisna tutarı

 Çocuk yardımına ilişkin yeni formül ise şu şekilde olmuştur;

             Aylık İstisna Tutarı (Tek Çocuk için) = Brüt Aylık Asgari Ücret x %2

            İstisna Tutarı = Aylık İstisna Tutarı(Tek Çocuk için) x Çocuk Sayısı(İki Çocuğa Kadar)

Yeni hesaplamada yemek yardımına ilişkin günlük istisna tutarı hesaplanırken üç haneli kuruş iki haneye düşürülmekte ve dolayısıyla istisna tutarı daha az çıkmaktadır. Örnek verilecek olursa;

Eski hesaplamada yemek yardımında ayda 20 günlük çalışma için 2015 yılında aylık istisna tutarı 50,94 TL çıkarken, yeni hesaplamada 50,80 TL çıkmakta ve arada 14 kuruşluk bir fark oluşmaktadır. Dolayısıyla istisna tutarlarının hesaplanmasında eski yöntemin kullanılmasına devam edilmesi halinde oluşacak kuruş farkı nedeniyle idari para cezası uygulanması söz konusu olacaktır. Eğer hatalı hesaplama Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilirse belge başına iki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır. 

İşveren Uygulama Tebliğinde yapılan bu değişiklikler Resmi Gazetede yayını tarihinde yürürlüğe girmiş olup 2015 Kasım ayından itibaren verilecek aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek mensuplarımızın gerekli düzenlemeleri yapmaları önem arz etmektedir.