7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Yayımlandı.

7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Yayımlandı.

Yürütme ve yürürlük maddeleriyle birlikte 53 maddeden oluşan 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 07 Aralık 2019 tarihli ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Hatırlanacağı üzere, söz konusu Kanun, TBMM Genel Kurulunca 21/11/2019 tarihinde kabul edilerek 7193 kanun numarasıyla yasalaşmış; ancak Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanması uygun bulunmayarak, Kanunun Elektrik Piyasası Kanunununa geçici 8 inci maddenin eklenmesini öngeren 50 nci maddesinin bir kez daha görüşülmesi için 02/12/2019 tarihinde TBMM'ye geri gönderilmişti.

Bunun üzerine, TBMM tarafından tekrardan görüşülen Kanun metninden 50 nci madde çıkarılmış ve 7193 kanun numarası, 7194 olarak revize edilerek Cumhurbaşkanının onayını müteakip bugünkü tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu sirkülerimizde, 7194 Sayılı Kanunla yapılan vergi düzenlemelerine yürürlük tarihleri ile birlikte özetle yer verilmiştir.

A) DİJİTAL HİZMET VERGİSİ

Bu Kanunun 1 ila 7 nci maddeleri ile Türkiye'de dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri, içerik satışları (oyun, müzik, video, uygulama içi satışlar vb.) sosyal medya sitelerinde verilen ücretli hizmetler, mal ve hizmet satışında aracılık yapan “web” sitelerinde sunulan aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat üzerinden vergi alınmasını temin etmek amacıyla “dijital hizmet vergisi” adıyla yeni bir vergi ihdas edilmektedir.

Söz konusu düzenlemeye göre, dijital ortamda, dijital hizmet sağlayıcıları tarafından Türkiye’de sunulan aracılık da dahil olmak üzere dijital hizmetlerden elde edilen hasılata %7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisi (“DHV”) uygulanacaktır.

DHV mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Dijital hizmet sağlayıcılarının, Gelir Vergisi Kanunu ya da Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam ya da dar mükellef olmasının veya dar mükellefiyet durumunda söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesinin mükellefiyet açısından bir etkisi olmayacaktır.

Kanunda, “ilgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, Kanunun 1 inci maddesinde sayılan hizmetlere ilişkin, Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon Avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaftır. Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınır.” hükmüne yer verilmektedir.

Buna göre, DHV mükellefiyeti kapsamına hem 750 milyon Avro hem de 20 milyon TL kıstasının ikisini birden karşılayanlar girecektir.

Mükelleflerce ödenen vergi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecektir.

Diğer taraftan, hatırlanacağı üzere, 19 Aralık 2018 tarihli ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 476 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1.1.2019 tarihinden itibaren, internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak, bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere;

  • Mükellef olup olmamasına bakılmaksızın gerçek kişilere yapılacak ödemelerden % 15,

  • Dar mükellef kurumlara yapılacak ödemelerden % 15,

  • Türkiye’de kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kurumlara yapılacak ödemelerden %0

oranında stopaj yapma yükümlülüğü getirilmişti.

Dijital Hizmet Vergisi yukarıda yer alan düzenlemeden bağımsız olarak getirilmiştir.

Başka bir ifade ile %7,5’luk DHV uygulaması, yukarıda yer verilen %15'lik stopaj uygulamasını kaldırılmamakta; söz konusu stopaj uygulamasından bağımsız bir vergi düzenlemesi olarak uygulanacaktır.

Yürürlük tarihi: 1.3.2020

B) GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1) Gelir Vergisi Tarifesinin Değiştirilmesi

Bu Kanunun 17’nci maddesiyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile gelir vergisi tarifesine yeni bir dilim ve %40 oranı eklenmiştir.

Buna göre, mevcut tarifenin ilk dört dilimi korunmak suretiyle 500.000 TL'ye kadar gelir elde eden grupların vergi yüklerinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır; ancak 500.000 TL ve üzeri gelir elde edenler %40 oranında gelir vergisine tabi olacaktır.

Mevcut ve öngörülen vergi tarife tablosu aşağıdaki gibidir:

Mevcut Tarife

 

Yeni Tarife

18.000 TL'ye kadar

15%

18.000 TL’ye kadar

15%

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası

20%

40.000 TL’nin 18.000 TL’si için 2.700 TL, fazlası

20%

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

27%

98.000 TL’nin 40.000 TL’si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL’nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

27%

98.000 TL'den fazlasının 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'den fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası

35%

500.000 TL’nin 98.000 TL’si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 500.000 TL’nin 148.000 TL’si için 36.260 TL), fazlası

35%

 

500.000 TL’den fazlasının 500.000 TL’si için 163.460 TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL’den fazlasının 500.000 TL’si için 159.460 TL), fazlası

40%

Ayrıca, yine bu Kanunun;

  • Yürürlüğüne ilişkin 52'nci maddesinde, yukarıdaki düzenlemenin 1/1/2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacağı,

  • 22 nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 91’inci maddesinde ise 1/1/2019-31/12/2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, değişiklik öncesi tarifenin uygulanacağı

belirtilmiştir.

Buna göre, ücret gelirleri dışındaki diğer gelirlere 1/1/2019-31/12/2019 dönemi için yukarıda yer alan yeni tarife uygulanacaktır.

2) Gelir Vergisi Tarifesinin 4’üncü Gelir Diliminde Yer Alan Tutarın (500 Bin TL) Üzerinde Ücret Elde Edenlerin Beyanname Vermesi

Bu Kanunun 15 inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendinde yapılan değişiklik ile gelir vergisi tarifesinin 4 üncü gelir diliminde yer alan tutarın (500 Bin TL) üzerinde ücret elde edenlerin beyanname vermesine imkan sağlanmıştır.

Buna göre;

  • Tek işverenden alınan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirleri toplamının 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (500.000 TL) aşması halinde bu gelirler beyan edilecektir.

  • Birden fazla işverenden tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden aldıkları ücret gelirleri toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2019 yılı için 40.000 TL) aşması halinde bu gelirler önceden olduğu gibi beyan edilecektir.

  • Birden fazla işverenden tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden aldıkları ücret gelirleri toplamının, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2019 yılı için 40.000 TL) aşmaması; ancak, bu ücreti ile ilk işverenden alınan ücret geliri toplamının 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (500.000 TL) aşması halinde de bu gelirler beyan edilecektir.

Yürürlük tarihi: 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 7.12.2019.

3) Belirli Bir Tutarda Taşıma Bedelinin Gelir Vergisinden İstisna Tutulması

Bu Kanunun 11 inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile çalışanlara; toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları temin edilerek verilmekte olan 10 TL’ye kadar taşıma bedeli gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu tutarın üzeri ise ücret olarak kabul edilecektir.

Bilindiği üzere, GVK madde 23/10 uyarınca, hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri gelir vergisinden istisnadır.

Yapılan düzenlemeyle, çalışanlara, toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri haricinde; toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları temin edilerek verilecek olan 10 TL’ye kadar taşıma bedeli de gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Yürürlük tarihi: 1/1/2020.

4) Binek Otomobillerin Giderlerine Kısıtlama Getirilmesi

Bu Kanunun 13 üncü ve 14 üncü maddeleriyle, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı ve 68 inci maddelerinde yapılan değişiklikler ile işletmelerin kiraladıkları veya iktisap ettikleri binek otomobillerin giderlerinin vergi matrahının tespitinde indiriminde kısıtlamalara gidilmiştir.

Buna göre;

  1. Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 TL’ye kadarlık kısmının,

  2. Binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 TL’ye kadarlık kısmının,

  3. Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla % 70’inin,

  4. Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 TL’yi, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde, amortismana tabi tutarı 250.000 TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmının,

ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır. Bu durumda, yukarıda yer alan tutarları aşan kısımların KKEG olarak dikkate alınması gerekecektir.

Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 40/7 nci madde hükmünde yapılan değişikliğin uygulamasında, bentte yer alan söz konusu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağından gider olarak dikkate alınabilecek amortisman tutarının tespitinde binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutarların dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Bu suretle, her bir binek otomobilinin iktisap edildiği tarihte yürürlükte bulunan Gelir Vergisi Kanununun 40/7 nci maddesindeki tutar dikkate alınarak binek otomobilinin faydalı ömrü süresince gider olarak dikkate alınabilecek amortisman tutarının tespit edilmesi ve bu tutarın yıllar itibarıyla yeniden değerleme nedeniyle değişmemesi sağlanmaktadır.

Diğer taraftan, 5.500 TL’lik kira tutarı 1/1/2020 tarihinde de geçerli olacaktır, yeniden değerlemeye tabi tutulmayacaktır.

Ayrıca yukarıda yer verilen kısıtlamaların, serbest meslek erbabına ait binek otomobillerin giderlerine de uygulanması amacıyla Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinde de benzer değişiklikler yapılmıştır.

Son olarak, bu Kanunun yürürlüğe ilişkin 52 nci maddesinde “13 üncü ve 14 üncü maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde,” yürürlüğe gireceği belirtilmiştir; ancak söz konusu hükümde iktisap tarihi belirlemesi olmadığı için Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 2020 öncesi iktisap edilmiş olan binek otomobillerin durumunda ilgili maddenin uygulaması açısından tereddüt yaşanabilecektir.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak tebliğlerde konuya ilişkin açıklama yapılması muhtemeldir.

Yürürlük tarihi: 13 üncü ve 14 üncü maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere 7/12/2019.

5) Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi Uygulamasından Yararlanma Şartlarının Yumuşatılması

Bu Kanunun 18 inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yapılan değişiklik ile vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini sağlayan düzenlemeden yararlanma koşulları yumuşatılmaktadır.

Bilindiği üzere, vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indiriminden faydalanabilmek için gerekli şartlardan biri, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken tüm vergi beyannamelerinin süresinde verilmesi ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesidir.

Bu maddeyle, vergiye uyumlu mükellef uygulamasından yararlanma konusunda mükellefleri rahatlatacak 3 önemli düzenleme yapılmıştır:

  • Vergi beyannameleri ibaresi; yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile KDV ve ÖTV beyannameleri ile sınırlandırılmıştır.

Örneğin, veraset intikal vergisi veya damga vergisi beyanları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

  • Bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilere ilişkin ödeme koşulu da gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme süresine çekilmiştir. Bu nedenle zamanında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmemesi durumu ihlal sayılmayacağından, eksik ödemeler hükmü de madde metninden çıkarılmıştır.

Örneğin, 2019 yılı içerisinde bir vergi beyannamesini kanuni süresinde vermiş, ancak ödemesini süresinde yapmamış bir mükellef, indirimin hesaplanacağı 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermeden önce söz konusu vergiyi ve gecikme zammını ödemiş olması kaydıyla, beyannameyi verdiği gün itibarıyla indirim hakkından yararlanabilecektir.

  • Mahsuben yapılan ödemelerde, daha sonra yapılan tespitler üzerine mahsuben ödenmek istenen tutarın %10'una kadar yapılan eksik ödemelerin indirimden faydalanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Yürürlük tarihi: 1/1/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 7/12/2019.

6) Telif Kazancına İlişkin İstisna Düzenlemesine Kısıtlama Getirilmesi

Bu Kanunun 10 uncu maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yapılan değişiklik ile gelir vergisi tarifesinin 4 üncü gelir diliminde yer alan tutarın (500 Bin TL) üzerinde telif kazancı elde edenlerin, Gelir Vergisi Kanununun 18 nci maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanamamaları ve beyanname vermeleri düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanununun 18 nci maddesinde belirtilen serbest meslek (Müellif, mütercim, bilgisayar programcısı, roman, makale vb.) kazançları gelir vergisinden istisna olmakla birlikte; GVK madde 94/2-a uyarınca bu kapsama giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden nihai vergi niteliğinde %17 oranında stopaj yapılmaktadır.

Yapılan düzenlemeyle, 1.1.2020 yılından itibaren elde edilecek kazançlara uygulanmak üzere, Gelir vergisi tarifesinin 4 üncü gelir diliminde yer alan tutarın (500 Bin TL) üzerinde telif kazancı elde edenlerin, Gelir Vergisi Kanununun 18 nci maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanamayacak ve kazançlarının tamamın için beyanname vermeleri gerekecektir. Yukarıda belirtilen ve %17 oranında tevkif suretiyle ödenen vergiler beyannamede mahsup edilecektir.

Yürürlük tarihi: 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 7/12/2019.

7) Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücretini Ödemekle Yükümlü Olanların Ödemenin Avukatın Müvekkiline Yapılması

Bu Kanunun 16’ncı maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinde yapılan değişikliğe göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Yürürlük tarihi: 7/12/2019.

8) Spor Yarışmalarını Yöneten Hakemlere Ödenen Ücretlerde İstisnasının Kaldırılması

Bu Kanunun 12’nci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yapılan değişiklik ile spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretlere uygulanan gelir vergisi istisnası kaldırılmıştır.

Yapılan düzenlemeyle, amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretlere (basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç) istisna uygulanacaktır.

Yürürlük tarihi: 1/1/2020.

9) Sporculara Yapılan Ücret ve Ücret Sayılan Ödemelerden Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı

Bu Kanunun 21’inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunun 72 nci maddesinde yapılan değişiklik ile Gelir Vergisi Kanununun sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi tevkifatı oranlarını belirleyen geçici 72 nci maddesinin uygulama süresi 31/12/2019 tarihinden 31/12/2023 tarihine uzatılmakta ve lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan tevkifat oranı %20 olarak belirlenmektedir.

Yürürlük tarihi: “31/12/2019” ibaresini “31/12/2023” şeklinde değiştiren hükmü 7/12/2019, diğer hükümleri 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 7/12/2019.

B) 6802 SAYILI GİDER VERGİLERİ KANUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1) Kambiyo İşlemlerinde BSMV Oranının Artırılması

Bu Kanunun 8 inci maddesiyle, Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile kambiyo işlemlerinde banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) oranı binde 1’den binde 2’ye çıkartılmış, ayrıca bu oranı 10 katına kadar artırma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir.

Yürürlük tarihi: 7/12/2019.

2) Konaklama Vergisi

Bu Kanunun 9 uncu maddesiyle, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun mülga 34 üncü maddesi “Konaklama Vergisi” başlığıyla yeniden düzenlenerek Konaklama Vergisi ihdas edilmiştir.

Buna göre, konaklama vergisi, verilen geceleme hizmeti bedeli üzerinden; 31/12/2020 tarihine kadar % 1, bu tarihten sonra ise yüzde 2 oranında hesaplanacaktır.

Cumhurbaşkanı, bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir.

Düzenlemeye göre; otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) konaklama vergisine tabi olacaktır. Geceleme hizmetinin; sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmeyecektir.

Konaklama vergisinin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır.

Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilecektir. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamayacaktır. Bu vergi, KDV matrahına dahil edilmeyecektir.

Aşağıda sayılan hizmetler konaklama vergisinden istisnadır:

a) Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler.

b) Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilikleri; konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler.

Konaklama vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleridir. Her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın 26’ncı günü akşamına kadar KDV yönünden bağlı olunan vergi dairesine (KDV mükellefiyeti bulunmayanlarca tesisin bulunduğu yer vergi dairesine) beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecektir.

Yürürlük tarihi: 1/4/2020 tarihinde.

C) VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1) Kanun yolundan vazgeçme seçeneği

Bu Kanunun 27 nci maddesiyle, Vergi Usul Kanununun mülga 379 uncu maddesi "Kanun yolundan vazgeçme" başlığıyla yeniden düzenlenmiştir.

Bu kapsamda, yargılama aşamasında mükelleflerin istinaf veya temyiz yolundan vazgeçmeleri halinde verilen karara göre, dava konusu edilen verginin bir kısmı ve/veya cezanın bir kısmı ya da tamamından vazgeçilmesi ve idarece de ihtilafların sürdürülmemesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Esasen, yapılan düzenlemeyle, yargı aşamasında da mükelleflerin yargı yolundan vazgeçerek idareyle uzlaşma yolunu gedebilmelerine olanak sağlanmaktadır.

Söz konusu düzenleme, "İstinaf" ve "Temyiz" aşamasındaki vergi davaları için getirilmektedir. Danıştay’ın bozma kararı üzerine verilen kararlar uygulama kapsamında değildir.

Buna göre, mükelleflerin bu düzenlemeden yararlanabilmeleri için en az ilk derece mahkemesi kararının verilmesi gerekiyor. İlk derece mahkemesi kararına göre, davanın idare veya mükellef lehine sonuçlanması durumuna göre bu uygulamadan aşağıdaki tabloda gösterilen şekilde yararlanılabilecektir.

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenecektir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılacaktır.

Tabloda ödenmesi gereken tutar 100 TL olarak kabul edilmiştir.

Vergi Mahkemesi veya Bölge İdare Mahkemesi Tarafından Kaldırılmışsa

Vergi Mahkemesi veya Bölge İdare Mahkemesi
Tarafından Tasdik Edilmişse

Alacak Konusu

Ödeme

İndirimli Ödeme

Ödeme

İndirimli Ödeme

Vergi Aslı

60

48

100

100

Vergi Ziyaı Cezası

0

0

75

60

Vergi Aslı Dava Konusu
Edilmeyen veya Kaçakçılığa İştirak
Nedeniyle Kesilen
Vergi Ziyaı Cezası

25

20

75

60

Usulsüzlük
Cezası ve/veya Özel Usulsüzlük

25

20

75

60

Yürürlük tarihi: 1/1/2020 tarihinde.

2) İzaha Davette Sürelerin 30 Güne Çıkarılması

Bu Kanunun 25 inci maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun 370 inci maddesinde yapılan değişiklik ile izaha davet edilenlerin izahta bulunma süreleri ile beyanname verme ve ödeme süreleri 15 günden 30 güne çıkarılmıştır. Ayrıca, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmayan mükelleflere maddede yer alan şartlar dahilinde ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülmektedir (Diğer taraftan söz konusu vergi ziyaı cezası uzlaşma kapsamı dışında tutulmaktadır).

Yürürlük tarihi: 1.1.2020

 

3) Vergi cezalarında indirim uygulaması

Bu Kanunun 26 ncı maddesiyle, Vergi Usul Kanununun 376 ncı maddesinde yapılan değişiklik ile vergi cezalarında indirim müessesi mükellef lehine daha avantajlı hale getirilmiştir.

Bilindiği üzere, vergi cezalarında (vergi ziyaı cezası, birinci ve ikinci derece usulsüzlük cezaları ve özel usulsüzlük cezası) ilk seferde yüzde 50 müteakip cezalarda 1/3 oranında indirim uygulanmaktadır.

Yapılan düzenlemeyle, ilgili maddede belirtilen sürelerde ödeme yapılması kaydıyla, vergi ziyaı cezalarında ilk defa işlenip işlenmediğine bakılmaksızın indirim oranı %50 olarak belirlenmiştir.

Ayrıca, aynı düzenlemeye göre uzlaşmanın vaki olması halinde, üzerinde uzlaşılan verginin veya vergi farkının ve vergi ziyaı cezasının %75’inin ödeme süreleri içinde ödenmesi durumunda, üzerinde uzlaşılan cezanın %25’i indirilecektir.

Yürürlük tarihi: 7/12/2019.

Ç) EMLAK VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Değerli Konut Vergisi

Bu Kanununun 30 ila 37’inci maddeleriyle, Emlak Vergisi Kanununa eklenen 42 ila 49’uncu maddelerle, "Değer Konut Vergisi" ihdas edilmiştir.

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

  • 5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar (Binde 3),
  • 7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar (Binde 6),
  • 10.000.001 TL’yi aşanlar (Binde 10)

oranında vergilendirilecektir.

Mükellef tarafından, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer, buna ait vesikalarla, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mesken nitelikli taşınmazın değerinin değerli konut vergisinin kapsamına giren tutarı (2020 yılı için bu sınır 5.000.000 TL'dir) aştığı (bu tutar dâhil) yılı takip eden yılın Şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilecek ve vergi, yetkili vergi dairesince yıllık olarak tarh ve tahakkuk olunacaktır. Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilecektir ve vergi ilgili vergi dairesince tarh ve tahakkuk olunucaktır.

Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek beyanname verebilecekleri gibi, münferiden de beyanname verebilecektir. Paylı mülkiyet hâlinde ise beyanname münferiden verilecektir.

Vergi dairesi tarafından tarh ve tahakkuk ettirilen vergi, ilgili yılın Şubat ve Ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenecektir.

Yıl içerisinde mükellefiyetin başlamasını gerektirecek durumun meydana gelmesi hâlinde, mükellef tarafından takip eden yılın beyanname verme süresi içerisinde ilgili vergi dairesine beyanname verilecektir.

Özetle mükellefiyet;

  • Mesken nitelikli taşınmazın değerinin, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerin yukarıda belirtilen tutarı aştığının (bu tutar dahil) belirlendiği tarihi,

  • 33’üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,

  • Muafiyetin sukut ettiği tarihi

takip eden yıldan itibaren başlayacaktır. Her yıl hesaplanacak olan vergi, ilgili yılın Şubat ve Ağustos aylarının sonuna kadar ödenecektir.

Yürürlük tarihi: 7/12/2019

Kaynak: Deloitte

Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: