Monthly Archives: Mart 2017

İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Karar Yayımlandı.

23 Mart 2017 tarihli ve 30016 sayılı Resmi Gazete’de ihracatçılara hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin 2017/9962 No.lu Karar yayımlandı.

Bu Karar ile belirli bir tutarın üzerinde ihracat yapan firma yetkililerine hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin esaslar belirlenmiştir.

1) Kimlere hususi damgalı pasaport verilecek?

Son 3 takvim yılı itibarıyla, ilgili her takvim yılında ihracat yapmak şartıyla, yıllık ortalama ihracatı;
* 1 milyon ABD Doları ile 10 milyon ABD Doları arasında (10 milyon ABD Doları dahil) olan firmaların 1 (bir),

* 10 milyon ABD Doları üzeri ile 25 milyon ABD Doları arasında (25 milyon ABD Doları dahil) olan firmaların 2 (iki),

* 25 milyon ABD Doları üzeri ile 50 milyon ABD Doları arasında (50 milyon ABD Doları dahil) olan firmaların 3 (üç),

* 50 milyon ABD Doları üzeri ile 100 milyon ABD Doları arasında (100 milyon ABD Dolan dahil) olan firmaların 4 (dört),

* 100 milyon ABD Doları üzerinde olan firmaların 5 (beş) yetkilisine hususi damgalı pasaport verilebilecektir.

Örneğin, 2017 yılında başvuru yapacak bir firmanın değerlendirilmesinde; 2014, 2015 ve 2016 yıllık ortalama ihracatı rakamları dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamaları kaydıyla, 2 yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebilecektir.

Ayrıca bu Karar uyarınca;

İhracat yapan firmaların sahipleri, ortakları veya çalışanlarına hususi damgalı pasaport verilebilecek; ancak bu kişilerin eş ve çocuklarına ise hususi damgalı pasaport verilmeyecektir.
Firmanın sahip veya ortaklarının bir tüzel kişi olması halinde bu tüzel kişiliğin sahipleri, ortakları veya çalışanlarına da hususi damgalı pasaport verilebilecektir.

2) Firmalar nasıl belirlenecek?

Yukarıda belirtilen tutarda mal ihracatı yapan firmalar, resmi dış ticaret istatistikleri esas alınarak Ekonomi Bakanlığınca belirlenecek ve her yılın 15 Şubat tarihine kadar bölge müdürlükleri ile ihracatçı birlikleri genel sekreterliklerine bildirilecektir.

Ancak 2017 yılı başvuruları için Ekonomi Bakanlığınca belirlenecek mal ihracatçısı firmalar, Kararın yürürlüğe girdiği 23 Mart 2017 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde belirlenerek bölge müdürlükleri ile ihracatçı birlikleri genel sekreterliklerine bildirilecektir.

3) Serbest bölge firmaları için özel bir hüküm var mı?

Serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yurt dışına satışları yukarıda belirtilen ihracat tutarının hesaplanmasında dikkate alınacaktır. Ancak yurt içinden serbest bölgeye getirilerek üretim veya işleme faaliyetine tabi tutulmadan yurt dışına yapılan satışlar, yukarıda belirtilen ihracat tutarının hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

4) Hizmet ihracatına ilişkin belirleme nasıl olacak?

Hizmet ihracatı ile serbest bölgeden yapılan satışların tevsikine ilişkin usul ve esaslar Ekonomi Bakanlığınca belirlenecektir.

5) Müracaat nasıl ve nereye yapılacak?

Hususi damgalı pasaport müracaatı, İçişleri Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığınca müştereken belirlenen talep formu aracılığıyla yapılacaktır. Müracaat sahibi tarafından eksiksiz olarak doldurulan ve imzalanan talep formu, firmayı temsil ve ilzama yetkili kişi/kişiler tarafından da imzalanarak, firmanın üyesi olduğu ihracatçı birliğine sunulacaktır. Müracaat sahibinin firma yetkilisi olduğunu ve talep formunu imzalayan firmayı temsil ve ilzama yetkili kişi/kişilerin anılan yetkiyi haiz olduklarını tevsik etmeye yönelik belgeler müracaat sahibi tarafından talep formuna eklenecektir.

İbraz edilen belgeler İhracatçı birliği tarafından incelenecek ve firmanın üyesi olduğu ihracatçı birliği yönetim kurulu başkanı veya yetkilendireceği başkan yardımcısı tarafından imzalanacaktır.

Eksiksiz olarak doldurularak imzalanan talep formu, onaylanmak üzere bölge müdürlüğüne sunulacak ve bölge müdürü veya yetkilendireceği bölge müdür yardımcısı tarafından onaylanacaktır.

Müracaat, bölge müdürlüklerince onaylanan talep formu ve gerekli diğer belgelerle birlikte şahsen yapılacaktır.

Yukarıda da belirtildiği üzere, 2017 yılı başvuruları için, Ekonomi Bakanlığınca belirlenecek mal ihracatçısı firmalar, 23 Mart 2017 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde belirlenerek bölge müdürlükleri ile ihracatçı birlikleri genel sekreterliklerine bildirilecektir.

Karar 23/03/2017 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi Sağlayan Torba Kanun Yayımlandı

8 Mart 2017 tarihli ve 30001 sayılı Resmi Gazete’de 6824 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yayımlandı.

Söz konusu Kanun özetle;

  • Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi,
  • Çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan kurumlara yapılan konut ve işyeri teslimlerinde KDV istisnası,
  • İnşaat sektöründe tapu harcı oranları ile bu sektörde kullanılan bazı kağıtlar bakımından damga vergisi oranlarının farklılaştırılması,
  • Esnaf Ahilik Sandığı kurulması,
  • Tarımsal kredi alacakları ile TEDAŞ alacaklarının yapılandırılması

konularında düzenlemeler içermektedir.

Kanun ile yapılan düzenlemelerin bazılarına bu yazımızda yer verilmiştir.

1) Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi

6824 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga mükerrer 121 inci maddesi “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere, kurumlar vergisi mükelleflerinden belirlenen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilecektir.

Hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamayacaktır.

Bu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacaktır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmayacaktır. Bakanlar Kurulu, indirim oranını ve tutarını iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye yetkilidir.

Örnek 1: (AB) A.Ş’nin 2017 kurumlar vergisi matrahının 500.000 TL olduğunu kabul edelim.

Bu durumda;

Hesaplanan kurumlar vergisi (500.000 TL x %20) …………………….... : 100.000 TL

Hesaplanan indirim tutarı (100.000 TL x %5) …….……………………… : 5.000 TL

İndirim sonrası ödenecek kurumlar vergisi (100.000 TL – 5.000 TL) …. : 95.000 TL

olacaktır.

Örnek 2: (CD) A.Ş’nin 2017 kurumlar vergisi matrahının 101.000.000 TL olduğunu kabul edelim.

Bu durumda;

Hesaplanan kurumlar vergisi (101.000.000 TL x %20) …………………….......... : 20.200.000 TL

Hesaplanan indirim tutarı (20.200.000 TL x %5) …….……………………………. : 1.010.000 TL

İndirim sonrası ödenecek kurumlar vergisi (20.200.000 TL – 1.000.000 TL) ….. : 19.200.000 TL

olacaktır.

Görüldüğü üzere, bu örneğimizde indirim tutarı 1.010.000 TL hesaplanmış; ancak hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamayacağından hesaplanan indirim tutarı 1.000.000 TL olarak dikkate alınmıştır.

Diğer taraftan, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilecektir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmeyecektir.

Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilecektir.

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.),

2. Bir önceki maddede belirtilen süre içerisinde, haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması

gerekmektedir.

Örneğin, 2018 yılında bu uygulamadan yararlanabilmek için beyannamenin ait olduğu 2017 yılı ile 2016 ve 2015 yıllarına ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması şarttır.

Burada geçen vergi beyannamesi ve vergi ibareleri, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade etmektedir.

Bu indirim hakkı 1/1/2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanacaktır.

İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanunu’nun kaçakçılık suçları ve cezalarına ilişkin 359 uncu maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler, bu düzenleme hükümlerinden yararlanamayacaklardır.

Bu düzenleme kapsamında vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir.

Bu hüküm, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyatların kesinleşmesi hâlinde de uygulanacak ve bu takdirde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler açısından zamanaşımı, yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacaktır.

2) Çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ile yabancıya konut ve işyeri satışına KDV istisnası getirilmesi

6824 sayılı Kanun’un 7 nci maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun istisnalara ilişkin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen bent ile bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmek kaydıyla, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükellefler başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde belirtilen, resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç olmak üzere;

Çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına,

Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere,

Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara

yapılan konut veya iş yeri teslimlerinde KDV’den istisna uygulanacaktır.

Öte yandan, öngörülen şartları taşımadığı hâlde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi hâlinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumlu tutulacaktır. İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden çıkarılması hâlinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanun’un 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi gerekmektedir.

3) İnşaat sektörüne ilişkin damga vergisi düzenlemesi

6824 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile damga vergisine tabi kağıtlar arasında yer alan inşaat sektörüne ilişkin farklı sözleşme türlerinde oranların farklılaştırılmasına ve sosyal sorumluluk projeleri kapsamında proje yürütücüsü sivil toplum kuruluşları ile bu projelere destek veren kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında düzenlenen kâğıtların damga vergisinden istisna tutulmasına imkan sağlanmıştır.

Buna göre, Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün "A. Belli parayı ihtiva eden kağıtlar:" başlıklı fıkrasına (13) numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiştir.

Sözleşme türü
Oran
"14. Resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı veya hasılat paylaşımı inşaat sözleşmeleri
(Binde 9,48)
15. Resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı veya hasılat paylaşımı inşaat sözleşmeleri kapsamında yapı müteahhitleri ile alt yükleniciler arasında düzenlenen inşaat taahhüt sözleşmeleri
(Binde 9,48)
16. Kat karşılığı veya hasılat paylaşımı inşaat işlerine ilişkin danışmanlık hizmet sözleşmeleri
(Binde 9,48)
17. Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri
(Binde 9,48)

4) İnşaat sektörüne ilişkin harçlar kanunu düzenlemesi

6824 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin "1-Tapu işlemleri" başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen gayrimenkullerin tapuda satış yoluyla devri işlemine ilişkin tapu harcı oranını;

Gayrimenkullerin türleri,

Sınıfları,

Büyüklükleri,

Bulunduğu yer ve

Vergi değerleri itibarıyla veya

Gayrimenkullerin asli edim kapsamında gayrimenkul sertifikası karşılığı edinilip edinilmediğine

göre farklılaştırmaya yönelik Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.

5) Esnaf Ahilik Sandığı kurulması

6824 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen “Esnaf Ahilik Sandığı“ başlıklı ek 6 ncı maddeyle; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların, ekonomik olarak zor duruma düşmeleri nedeniyle işyerini kapatmaları veya iflas etmeleri durumunda oluşacak gelir kayıplarını telafi etmek üzere 1/1/2018 tarihinden itibaren Esnaf Ahilik Sandığı kurulması yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Esnaf Ahilik Sandığı, bütçe kapsamı dışında olup gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiçbir şekilde kesinti yapılamayacak ve gelirleri genel bütçeye gelir kaydedilemeyecektir.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar Esnaf Ahilik Sandığı kapsamında Esnaf Ahilik Sandığı sigortalısı sayılacaktır.

Esnaf Ahilik Sandığı sigortası zorunlu olacaktır. Bu madde kapsamına giren ve hâlen faaliyette olanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (1/1/2018), faaliyetine daha sonra başlayanlar ise başladıkları tarihten itibaren Esnaf Ahilik Sandığı sigortalısı olacaklardır.

Esnaf Ahilik Sandığı sigortasının gerektirdiği ödemeleri, hizmet ve yönetim giderlerini karşılamak üzere, Esnaf Ahilik Sandığı sigortalıları ve Devlet, Esnaf Ahilik Sandığı primi ödeyecektir. Esnaf Ahilik Sandığı primi sigortalının 5510 sayılı Kanunun 80 inci ve 82 nci maddelerinde belirtilen prime esas günlük kazançlarından, %2 sigortalı ve %1 Devlet payı olarak alınacaktır. Ancak alınacak günlük prim tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının (2017 yılı için bu sınır 1.777,50) iki katı üzerinden hesaplanacak tutardan fazla olamayacaktır. Herhangi bir nedenle sigortalılık durumunun sona ermesi hâlinde, o ana kadar sigortalıdan kesilen Esnaf Ahilik Sandığı primleri ile Devlet payı iade edilmeyecektir. Esnaf Ahilik Sandığına sigortalılarca ödenen primler, kazancın tespitinde gider olarak kabul edilecektir

Esnaf Ahilik Sandığı sigortalılarına aşağıda belirtilen ödemeler yapılacak ve hizmetler sağlanacaktır:

a) Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği

b) 5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri

c) Yeni bir iş bulma

d) Aktif işgücü hizmetleri kapsamında kurs ve programlar.

Esnaf Ahilik Sandığı sigortalıları için sigortalılığının sona ermesinden önceki son 120 gün sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde;

a) 600 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara 180 gün,

b) 900 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara 240 gün,

c) 1080 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara 300 gün

süre ile Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği verilecektir. Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği başvuruları izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılacaktır. Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği, her ayın beşinde aylık olarak sigortalının kendisine ödenecektir.

Yeni istihdama büyük teşvik... Uygulama başladı...

687 sayılı KHK gereği ilave istihdam teşviklerine ilişkin önemli hususlar ve bilgiler aşağıda belirtilmiştir.

31/12/2017 tarihine kadar 2016/Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave aldıkları her bir sigortalı için bu teşvikten yararlanacaklardır.

İşverenlerin 01/02/2017 tarihinden itibaren mevcut çalışanlarına ilave alacakları sigortalıların; İŞKUR’a kayıtlı işsiz olmaları ve işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları gerekmektedir.
Uygulanacak teşvikle işverenler, mevcut çalışanlarına ilave olarak işe alacakları her 1 sigortalı için sadece 1.404 TL ödeyecek olup, geriye kalan 773 TL tutarındaki prim ve vergi yükümlülükleri devlet tarafından karşılanacaktır.
Teşvik uygulaması 31/12/2017 tarihine kadar geçerli olacaktır.

Teşvikten yararlanabilmek için birkaç önemli husus bulunmaktadır.
İşverenin teşvikten yararlanmak istediği tarih itibari ile herhangi bir SGK prim borcunun bulunmaması ve alacağı işçinin Aralık 2016 tarihinde SGK hizmet listesindeki sayısına ilave olması,
İşçinin teşvikten yararlanacağı tarihten önce Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı olması ve son 3 ay içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları gerekmektedir.

Daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıda birkaç örnek verilmiştir.

Örnek-1: A firmasına ait işyerinde çalışan sayısı 31/12/2016 tarihi 200 ise 01/02/2017 tarihi itibarı ile 201 kişiden itibaren yeni işe girişi yapılan kişilerde faydalanılacaktır.
Örnek-2: B firmasına ait işyerinde çalışan sayısı 31/12/2016 tarihinde 200 ise ve Ocak/2017 de bu sayı 190’a düşmüş ise işveren çalışan sayısını 200 tamamlayıp 201’nci kişiden itibaren bu teşvikten faydalanılabilecektir.
Örnek-3: C Firmasına ait işyerinde çalışan sayısı 31/12/2016 tarihi itibarı ile 200 ise ve işveren Ocak 2017 ‘de bu sayı 220 olsun. İşveren 01/02/2017 tarihi itibarı ile işe aldığı ve 200 sayısına ilave olan kişilerde bu teşvikten faydalanabilecektir.

 

Sizleri Bekliyoruz!

Yeni ofisimizde, yeni kurumsal kimliğimiz ve organizasyonumuz ile sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Yeni Adresimiz: Tantavi, Bosna Plaza No:54/7

Ümraniye İstanbul

Yeni Telefon Numaramız: 0216 599 0090